Photographer’s Note
A view of Mount Ararat (left) and Little Ararat (right)from The Meteor Cavity which is 35 km away .
Turkey's highest Mount Ararat, has a legendary status due to its geologic location and the fact that it is believed to have been the final resting place of Noah’s Ark. This peak, mentioned in the Bible, has several names in different languages, the main ones being Ararat, Kuh - i Nuh and Cebel ul Haris.
Mount Ararat (5165m) is the highest peak in Turkey and Europe. It is a volcanic mountain made up of basalt, which changes to andesite lava around 4000 m. At the summit there is a glacier, and on the eastern slope is the Serdarbulak ridge, with Kucuk (Little) Ararat at 3896m. The height of Mount Ararat, along with its glaciers, geological formations, people, and mountain meadows covered snow has an alluring, almost magical appearance.
Prof. Frederick Von Parat successfully reached its summit, which Marco Polo said no-one would ever climb, on 9 October 1829. The former president of the Mountaineering Federation, Dr. Bozkurt Ergor on 21 February 1970 made the second ascent. Thousands of visitors came in 1980, and ten years later climbing was banded but this was lifted in 1998 when the Mountaineering Federation gave permission to a group of climbers.
Ağrı Dağı (solda) ve Küçük Ağrı Dağı'nın (sağda) 35 km uzaklıkta Meteor Çukuru'ndan görünüşü
Türkiye'nin en büyük dağı olan Ağrı Dağı jeolojik konumu ve Büyük Tufandan sonra Nuh'un gemisine ev sahipliği yapması dolayısıyla efsanevi özelliği olan bir dağdır. Kutsal kitaplarda da adı geçen Ağrı Dağının farklı dillerde bir çok ismi vardır. Başlıcaları, Ararat, Kuh - i Nuh, Cebel ül Haristir.
Ağrı dağı (5165 m.), Anadolu Yarımadası ve Avrupa'nın en yüksek doruğudur. 4000 metreye kadar bazalt daha sonra sonraki yükseklikte andezit lavlarından oluşarak volkanik bir dağ özellikleri gösterir. Dağın doruğunda bir örtü buzulu vardır. Doğu yüzünde Serdarbulak yaylası ve 3896 m. yükseklikteki Küçük Ağrı Dağı yer alır. Ağrı dağı yüksekliği, buzulları, insanları, değişik yapısal görünümleri, kar sınırına kadar kaplı otlukları ve dağ çayırları ile ilginç ve çekici bir görünüme sahiptir.
Marco Polonun hiç bir zaman çıkılamayacak dediği Dağa ilk tırmanışı, kayıtlara göre 9 Ekim 1829 yılında Prof. Frederik Von Parat tarafından gerçekleştirildi. İkinci kış tırmanışı ise ilk tırmanıştan çok sonra 21 Şubat 1970' de Dağcılık Federasyonu eski başkanlarından Dr. Bozkurt Ergör tarafından gerçekleştirildi. 1980'li yıllarda binlerce dağcı Ağrı Dağını ziyaret etti. Ağrıya tırmanışa 1990 yılında yasaklandı.1998 de Dağcılık Federasyonunun bir grup dağcıya izin vermesiyle bu yasak kaldırıldı.
Shooting Data:
Nikon D70s
2008/05/21 17:17:46.8
Focal Length: 45mm
Exposure Mode: Programmed Auto
Metering Mode: Multi-Pattern
1/400 sec - F/10
Exposure Comp.: 0 EV
Sensitivity: ISO 200
(Was benefited for note guidelines from www.kultur.gov.tr)
Critiques | Translate
ahaberal
(6455) 2008-06-26 10:56
belki 10 kez tırmandım ağrıya, ne yazıkki bende duble fotoğrafı hala yok, ya dağ bulutlarla kapalıydı yada başka olumsuzluklardan bir türlü olmadı
şeref bey ben şimdi izninle bu fotoğrafı kopyalıycam,arada bir duble olarak bakarım
bu arada 1998 de tırmanışlara izin verilen dağa, TDF ile ilk tırmananların içinde bende vardım, o günlere götürdün beni
teşekkürler
izmirli
(3269) 2008-06-26 11:04
merhaba sevgili şeref
büyük küçük iki Ağrı dağı muhteşem görünüyor.askerliğimi Ağrıda yaparken, her ay Doğu beyazıta giderdik.bu muhteşem görüntüyü,hiç bıkmadan dakikalarca seyrederdim.aslında askerden sonrada çok gittim.bu güzelliği bizle paylaştığın için sağol şeref arkadaşım.hayırlı akşamlar.
sevgiler,saygılar.
gürkan akçakır.
dokadak
(11492) 2008-06-26 13:30
Merhaba Hocam,
Coook davetkar bir kare.... sanki dagcilari cagiriyor hissine kapildim... gecen sene buzul da 11 saat suren zirve tirmanisini ve firtinayi hatirlatan bir paylasim...
ellerine, emegine saglik
hasan
rigoletto
(26734) 2008-06-26 23:15
Merhaba Şeref Bey,
Ağrı Dağı'nın olduğu fotoğraf sayısı az, ikisinin birden olduğu fotoğraf ise neredeyse yok. Onun için TE açısından önemli bri fotoğraf bu bence. Ve renkleri de çok hafif ve güzel çıkmış.
Selamlar,
Deniz
ahmet54
(2249) 2008-06-29 4:19
Merhaba Seref,
Agri daglarinin görünüsü muhtesemdir. Nuh'un gemisi hakkindaki Tufan hikayesini kücük yasta iken ilk duydum. Maalesef bugüne kadar dogu Anadolu'ya gitmemistim. Insallah bir gün de oralara gidecegim. Gösterdigin icin eline saglik.
Selamlar,
Roland
gezimania
(5774) 2008-06-29 22:34
Meraba Şeref Bey,
İkisini bir arada gösteren bir kare görmemiştim hiç, renklerin doğallığı ile göz dolduruyor kare, elinize sağlık..
Selnur
ysabaner
(1067) 2008-06-29 23:11
Şeref Bey gerçekten harika bir kare, Ağrı Dağı'nı daha önce görmüştüm ancak bu kadar güzelliğini bir arada görememişim, eline sağlık. Yahya
amazon
(10845) 2008-07-01 2:57
agri'lari iyi ifade edebilen bir aci...
cok basarili,
tebrikler,
iffet
Photo Information
-
Copyright: Seref Halicioglu (WepWaWet)
(3973) - Genre: Miejsca
- Medium: Kolorowe
- Date Taken: 2008-05-21
- Categories: Natura, Ruiny
- Camera: Nikon D 70s, Sigma 18-125mm DC, Transcend 4GB 75x CF, Cokin UV 62mm
- Na¶wietlenie: f/10.0, 1/400 sekund
- Map: view
- Wersja zdjêcia: Oryginalna wersja
- Dzienniki z podró¿y: Eastern Karadeniz and East Anatolia
- Date Submitted: 2008-06-26 10:49








